Naber kanka? (evet bu girisi sen kadar ben de beklemiyordum dogrusu, yozlastigimin farkindaydim ama yozlugumun ciktigi seviyenin ciddiyetinin farkinda degildim, tiksindim kendimden, hala da tiksiniyorum. "kanka" ne
yea? hayir bi de senden "nolsun iste yuvarlanip gidiyoruz" cevabini alirsam, o kotu. kendimden tiksinmeye alistim da senden tiksinmeye alisamam)
ne diyordum ben, nasilsin diyordum di mi? nasilsin canimcim? (iste bu hitap benim, hep sevecen, hep kucaklayici, kendime "anne" diyesim geldi, "anne" deyince, kapanmayan yaramdan kanlar akmaya basladi. bugun noldu biliyor musun? Annemi aradim, ozlemis beni FALAN, "ama anne" dedim "giderken cok mutluydun", "evet" dedi, "hakkaten mutluydum"!!!! dusunebiliyor musun yaaa, bunu bana itiraf etti!! ben de kendimi vazgecilmez saniyordum! Acidim bak kendime) ne diyordum ben, hah, yalnizim diyordum (yalana bak, ne zaman dedim?). malum iste yepyeni bir sehre tasindik, aslinda bizim sitede 5 tane turk evi bulunmakta imis bizle beraber, fakat bunlarin ikisi hala atayurttaymis, diger ikisi de erkeklerin yasadigi ogrenci mekanlari imis (ki kendi esyalarimiz gelinceye kadar -6 gun- bunlardan birinde yasadik. nankorluk etmek istemem ama cikarken "ara sira da olsa evi supurun" diye not birakacaktim ki Badem "etme, eyleme, sen hic mi ogrenci olmadin" dedi, ben yatistim, konu kapandi, ama icimde kalmis bak. yalniz ben boyle uzun parantezlerle omur tuketirsem, bu yazi hic tukenemeyecek, BTS dediydi, dersin. ya da ben bilgic-ukala tavrimla "ben demistim" derim. yaparim bu gicikligi, artik cok acimasizim! burda burdakiler tarafindan aranmadan sorulmadan gecen 13 upuzuuuun gunun ardindan acimasizlastim. Ailemden baska bir insan yuzu gormedigim gunlerim oldu dusunebiliyor musun? Evdekilerin dalga konusu oldum, ve her dalga "iyi oldu, artik oturur ders calisirsin, seneye artik butun cocuklarimi doktor olarak gormek istiyorum" uyarisiyla bitti. Ilk bir hafta umudumu kaybetmedim, "ararlar yaaaa, gurbetteyiz biz, kimimiz var bizden baska" diye kendimi avuttum, gunler gectikce avutmalar yerini umutsuzluga birakti, melankoliye bagladim, "hani benim sevdiklerim, hani gonul verdiklerim" sarkisi bir baktim ki dilime mars olmus! Dini hassasiyetlerim olmasa belki de su an bir alkoliktim (?), kendimi cabuk kaptiririm vesselam. ve dun sabah hic beklemedigim bir anda telefo

num caldi. dur bi parantezi kapatayim da oyle devam edeyim anlatmaya, acilip da kapanmayan parantezler hep rahatsiz eder beni) ne diyordum ben, hah, telefonum caldi ama hakkaten beklemedigim icin acmadim teli, zaten kayitli olmadigi halde birinin ismi yanip sonuyordu son model telefonumun ekraninda, ben de Badem kaydetti heralde onun tanidigi diye sallamadim. Sonra neyse, ulasilsim FALAN, burdaki Turkler benle tanismak istiyorlarmis (gurbetteyiz ya), "
biraz gec kalmadilar mi?" diye naz yapacaktim ki, kendime geldim, heyecanlandim, ve aklima ilk gelen ne oldu biliyor musun??? benden tiksinmeye hazir ooool, soyluyoruuum" "aksama ne giysem ki?" !!! meger ben dis gorunuse ne onem veren biriymisim!!! hic kendimi boyle bilmezdim, yanizlik beni cok degistirmis! sonra karar verdim bi seye, ama aksam eve gidince o seyleri bulamadim! "anne
yeaa, dedim, neyi nereye koydun??" atayurtta saat 12yi gecmemis olsa annemi arayacaktim, oyle hirs yaptim, sonra baktim gec kaliyorum, OYLESINE bi seyi giydim gittim.
Bir suru insanla ayni anda tanismak da tuhaf oluyor! unutacagimi bile bile herkesin ismini sordum, adimin yarisini soyleyenleri (bknz. Bininci )ve adimi ters soyeyenleri (bknz. Sahis Tekil Bininci) basta nasil alisirlarsa oyle gider dusturunca sevecenlikle uyardim. Artik herkes adimi 23 nisan merasiminde siir okuayacak ilkokul talebesi heyecaniyla soyluyordu, sanirim korku salmistim. Bi de tabi esim hocaydi, hatta "Badem
BEY'in esi misiniz?" sorusuna dahi muhatap olmustum, (baskasinin bir seyi olarak taninmaktan da hic hoslanmam, oysa Badem yillardir, BTS'nin esi olarak literaturdeki yerini almisti) o an anladim ki, Far Far Away'deki laubali ortami burda bulamayacagim. Herkes saygiliydi boyle, kimseyle el ense saplak olmadik. Icimden sakalar yapip icimden guldum. "
SIZ" bile dediler bana. bir an biri "BTS
HANIM" diyecek diye cok korktum, ama kimse demedi, sanirim o kadar da saygila layik gorulmedim. Bi de bizi yeni evli sandilar, ben de hala kendimi yeni evli sandigimdan ses etmedim. "hayirli olsun" tebriklerini dahi kabul ettim. Zaten yillardir evli oldugumu ogrenince "cocuk" sorma ihtimalleri oldugundan, benim de hic "ama okul mokul" diye cevap veresim olmadigindan, hele ki ustune "aaa olur mu, erteleme, bi sekilde buyur" nasihatini cekemeyecegimden, isime de geldi. Yeri gelmisken aciklama da gelsin, bir gun cocuk istersem, inan en cok da yuce Turk milleti sussun diye isterim. Bu kadar da tepkiliyim. Neyse nerde kalmistim ben, (kac kere kullandim "nerde kalmistim"i hemen simdi, saymadan soyle!) tanistim iste Turklerle, "
niye aramadiniz beni kac gundur?" dedim, evet bu simarikligi yaptim! "ne mecburiteyimiz var seni aramaya" demedi kimse, ozur dilediler, canlarim yaaa. Oyle iste, sevdim hepsini.. tabi ki benim eski canlarimin yeri hep ayri, eski geyik ortamlarim falan gun be gun burnumda tutmekte, ama bu kisilerle de kaynasirim. Onlar bana alisir (adimi dusunmeden soylemeye) ben de onlara alisirim, isimlerini bile ogrenirim, cok zekiyim masallah. "yine goruselim, haftaya bana buyrun" dedim, "yeni tabaklar aldim, bardaklar aldim, burda hic kullanamadim, gelin de kullanayim" dedim, bu kadar direk soylemem saskinliga sebep oldu (ve gulusmeler)
Not: resimde de yeni memleketimdeki bir park arz-i endam etmekte