3 Mart 2012 Cumartesi

ne cok konusasim varmis!

acaip bir ruzgar var disarda.. ev yikildi yikilacak sanki, o derece. Oysa bir saat kadar once ne sakindi hava, ve ilikti aksamin bir vakti olmasina ragmen.

zaman da ne cabuk akiyor di mi? biliyorum artik iki lafimdan biri zamanin hizli akisi! ama gercek bu, endisem, korkum bu. Bir pazartesi oluyor onu hatirliyorum, sonra birden kendimi persembede buluyorum. cuma desen bir sabahini hatirliyorum bir de yorgun argin kendimi yataga atisimi. cumartesi siliniyor, ve pazar aksam oluyor. Sonra dönüp soyle bir bakiyorum ders adina bir arpa boyu yol alamamisim. Ders disi seylerin de hepsi aksak... Bazen cok monoton geliyor hayatim, bos demedim bak, monoton dedim. ayni gunlerde ayni seyler yapiliyor. icerik farkli olsa da ayni seyler iste. Sonra monotonlugu kirici bir kac program oluyor, bu sefer o da agir geliyor. Yorgun hissediyorum kendimi, yorulmus. Bir hafta sonum olsun istiyorum, evden cikmasam, ya da cikacaksam da nefsi bir cikis olan. Kafam boyle bombos, kimsenin nazini cekmek zorunda olmadigim, hicbir sorumlulugumun olmadigi, gecmis dertlerimle dertlenmedigim, gelmemis sıkıntılarimla streslere girmedigim, agrimin sizimin olmadigi, dunyadaki herkesin mutlu oldugu bir hafta sonum olsun istiyorum. falan filan.

Ama ben kafama cok sey takarim, hatta annemin kizi oldugumdan uykularim kacar en basit seylerden dahi . Bosaltamam aklimi, soyle bir rahatlayamam, bana ne diyemem, oldu artik hic diyemem. Bugun aksam bir program vardi, cok da guzel oldu cok sukur. neyse, insanlar ayriliyordu artik, A kisisi B kisisini sordu, zaten cikmis oldugunu anlayinca da ona verecegi hediyeyi benim iletmem icin bana vermek istedi, "zaten yakin oturuyorsunuz giderken verirsin" dedi. Benim ordan cikisim 22;30u bulacagindan "evine gidip veremem" dedim. "zaten ben onu ne zaman gorurum bilmem" dedim, "aaa C kisisi burda, onlar yarin burda gorusecekler, C kisisi versin paketi, ona verin" dedim. A kisisi de dedi ki "olur mu sen zaten yakinsin, giderken birak, simdi B kisisi yarin bunu alip evine kadar tasiyacak, yazik degil mi ona?" dedi! Benim de kafam blink atti "Ben tasiyacagim evine kadar, bana yazik degil mi?" dedim, ve almadim paketi. Program yaptigimiz yerde biraktik, C kisisi yarin verecek ordan. Fazlasiyla adiyattan bir konusma di mi? Ama bak ben iki saattir buna sinirleniyorum icimden! (Tabi sadece icimden sinirleniyorum) Oysa ben boyle biri degildim, insanlara sinirlenmemeye ozen gosterirdim. Ama dedim ya, yorgunum, ufacik seyler bile agir geliyor, atamiyorum kafamdan, rahatlatamiyorum kendimi. Luzumsiz filmler izlerken rahat olurum gerci, beynim uyusur, ben uyusurum, falan filan.

Bir de dun, elmali turta yaptim, malzemelerim tam olamadigindan biraz kafamdan uydurdum ki malzemelere bakip oyle ise girisseymisim iyiymis (annemin uyarilari beynimde yankilandi ama nafile). neyse, ici icin elma soyuyordum, kabuklarini atmadim, yuzume surdum! Dedim ya, annemin kiziyim... annem ne zaman elma salatalik soysa kabuklarini yuzune surerdi. Ben sonra yuzumu yikamayi unutmusum, yapis yapis kaldim. insan bu durumda nasil yuzunu yikamayi unutur deme! hem kinama basina gelir, hem de 2 saatte hem firinda muhallebi, hem elmali turta hem de lahmacun yaptigimi soyleyip nasil bir telas icinde bulundugumu sana anlatirim, sen de lafini geri alirsin! 2 saate o kadar seyi sıkıştırdın da derdin neydi diye sorarsan, "hic iste" derim. "ifrat" derim, "tefrit" derim, "Badem'i mutlu etmek istemistim" derim, "zaten zamanim mi oluyor, zaman bulmusken yapmak istedim iste" derim, "otursaydim bir daha kalkamazdim oturmamak icin kendimi mutfaga verdim" derim, falan filan.

(gorsel (?) www.bunlardanistiyorum.com'dan alinti, zaten kimse benim cizdigimi dusunmemisti di mi?)

22 Şubat 2012 Çarşamba

yok yok, derse daha cok yogunlasmaliyim

yaptigim ilk kitap ayiraci...hediye edildi bile...
ama nerdeyse 2-3 saatimi aldi! bundan da mi hemen sıkılacagim yoksa...

21 Şubat 2012 Salı

"Gorseller" (bu kelimeyi cok kasıntı bulurum, bilesin)

Internette gecirdigim bos zamanlari daha uretken oldugum zamanlara donusturebilmek icin kendimi el sanatlarina verdim! Baslangicta " bu kecelerden ne yapilabilir?" "orguye nasil baslanir?" temali internet arastirmalarim oldu ama artik ogrendim:) Internetteki geyik siteleri okuyup sonrasinda vicdan azabi cekecegime uretir mutlu olurum diye yola cikmistim fakat ifrat ve tefriti her alana uyguladigimdan simdi de hirsla orgu oruyor ve kece calismalari yapiyorum!!!! Denge insani olmadan boyle bir ise girismese miydim acaba...

ilk resim, kupa altligi: sonraki sefere cizip kesmeye ve cizip dikmeye karar verdim! (Badem bunu gorunce, keceden kitap ayraci yapip su projeye gondermemi onerdi, onlarin ozel bir tarzi oldugundan bunu hayata geciremicem ama bu vesileyle burdan duyurmus olayim, TR'de oturup almak isteyenler olur belki)
ikinci resim altligin arkasi (arasina da sert bi sey koydum, adini ben de bilmiyorum)
ucuncu resim heveslenip aldigim ipler, Badem'in ofisinde arz-i endam etmekte
Dorduncu resim, ormeye karar verdigim battaniyenin bir karesi (battaniye ya da atkidan baska bi sey oremeyecegime karar verdim, cunku kol kesme islemleri falan zor geldi!)
Besinci resim, battaniyenin şemasi (T: turuncu, Y: yesil, S: sari, TY: turuncu & yesil, falan filan)
Altinci resim mikrodalgada yapilmis ikinci kek, 3 dakikada pisti! ilk denememde 3 dakika az gelmisti, ben de 10 dakika tutmustum, ama kek degil taş pisirmisim! ama yine de yedik, disimizi kirma pahasina olsa da. o cicek de gulnaz... sulama teknigini hala anlayamadim, Allah uzun omur versin..
Yedinci resim, mikrodalga kekin ters cevrilmis hali, iki kisiye yetiyor, ama artmiyor, ve bu haliyle "kek" diye anilmayi daha cok hak ediyor.
Sekizinci resim de, ebeveynlerimden gelecek "yavrum, biz de seni orda doktora yapiyorsun saniyorduk" sitemini simdiden engellemek icin, bu arada calistigimin da kaniti olmasi icin objektiflere alinmis "calisiyorum" resmi...
ama sıkıldım, hem de cok!

7 Şubat 2012 Salı

Profesyonel bir fotograf makinam olmadigi icin uzuldugum anlarin anisina...




Herkes yahşi men yaman
Herkes buğday, men saman

Muhammed Lutfi

29 Ocak 2012 Pazar

Rapor

Cok guzel gecen 10 gunun ardindan (bknz. Badem'in kardesinin ve esinin ziyareti - ki kaynim ve eltim olurlar) cok yogun bir bir hafta beni beklemekte (bknz. yolculuk - ki bir haftalik rotam soyle: evim -> Far Far Away -> State College -> Far Far Away -> Buffalo -> Houston -> evim) ve ben simdiden yoruldum...

icimden gecen: "Butun insanlarin bir plani, butun planlarin ustundeyse kader vardir"