Son bir aydirki halimi anlatan bu karikatur esliginde, bu cuma insAllah #16Kasim2012, doktora savunmami yapip ozgurluge* adim atacagimi (yani tabi komitedekiler calismami begenirlerse, yoksa #silbastan) duyurmak istedim. Aslinda o kadar da stresli degilim biliyor musun? yani degisik duygular icinde oldugum kesin, ama bu stres degil sanki. ya da yillar gectikce duygularim da mi lackalasti nedir.
Allah izin verirse bu persembe, Badem'in dersinden sonra "Far Far Away"e "is" amacli son yolculuguma cikmis olucam. cuma sunum, cuma aksami ya aglamalar ya da gulmeler, haftasonu canlarla bulusmalar, ve pazartesi sabahi da yurda donus seklinde bir planimiz var. Tabi hocam daha uzun sure kalmami isteyebilir. o zaman Badem beni bekleyemez doner sanirim.
Isbu yazi, son 6 gune girdigim su zaman diliminde sizlerden dua istemek amacli kaleme alinmistir.
Allah komite hocalarimin dillerini baglasin, benimkini de cozsun bi guzel:)
"sonra"si icin planlar yaptim bile:) #hergunebirmisafir projemi hayata gecirmeyi planliyorum:)
*ozgurluk: sabah istedigim saatte kalkma, gece istedigim saatte yatma, canim istediginde istedigim aktiviteyi yapma (sanirim "ozgurlugu yanlis anlamisim ben :/ )
11 Kasım 2012 Pazar
28 Ekim 2012 Pazar
Keske her gun bayram olsa di mi?
11 Ekim 2012 Perşembe
Iki dakka bi sey yazcam cikcam
iste ben bugun yine disciye gittim, yine kanal tedavisi oldum (boylece agzimda su gencecik yasimda (!) 4 adet kanal tedavisi, 2 adet kaplama, bilmem kac tane de dolgu olmus oldu, 20lik dislerimin de henuz cikmadigini varsayarsak soyle bakalim kac tane disim normal?) neyse iste, malum bende disci fobisi var, oyle boyle degil, daha ben o koltugu gorur gormez anormal hareketlerde bulunmaya basliyorum, kalp atisim hizlaniyor falan, goren de kolumu bacagimi anestezi uygulamadan kesecekler sanir! Babam tabi bu duruma cok uzuluyor, yani damarlarimda onun kanini tasidigim halde nasil olur da boyle korkak olurum ona uzuluyor daha cok:) neyyyse, bak iki dakka dedim, cenem dustu, zaten aksamdan beri de kimseyle konusmuyorum! Badem konferansa gitti, ben yalniz ve uzgun takiliyorum. ne diyordum, hah, iste benim bu fobim var diye ben yillaaaardir, "yea acaba niye tamamen insani uyutmuyorlar, hele ki o viz viz calisan alet kullanimdayken uyutsalar ya" diye hayaller kurardim. bir diger hayalim de saatlerce agzimi acik tutmakta zorlandigimdan, agzimin icine bi sey koysalar da ben acmasam o acsa ile alakali bi seyler. bugun ne oldu biliyor musun? hayallerim gercek oldu!!! cunku ben, cok sevgili discim henuz igne asamasindayken ortaligi birbirine katip (bknz. bogurerek aglamak) kadinin elini kolunu tutmaya calistigim icin, kadin dedi ki "sana bi sey vericez, bilincin acik olacak, ama rahatlicaksin, bu sacma sapan hareketlerine bi son vereceksin" (bu sacma sapan hareket demedi tabi de, gozlerindeki nefret buna isaret ediyordu), ben de "eger ki o seyi igne yoluyla vermeyecekseniz, olur" dedim. bi yandan da bunun ne kadar etkili olcagini bilemedigimden mesafeli davrandim. neyse meger bi gazmis o, bunlar bana bastilar gazi (nitrous oxide-bir diger adi gulme gaziymis). Allah'im 5 dakika gecmeden ben bi agirlastim bi agirlastim, ondan sonrasi beyaz bir isik! bi de bilincin kapanmicak demisti doktor! aslinda tam kapanmadi, beyaz isigi hatirliyorum, boyle basim donuyor falan. kadin benden illallah etti de cok mu verdi acaba diye killaniyorum. disci "bir dahaki sefere en bastan bunu verelim sana" dedi, ben hala etki altindaydim, deli deli guluyordum (ki etkisi baya bi surdu, Badem beni almaya gelmisti, once korktu noluyor diye, ben anlatinca, keyfim de fazlasiyla yerinde olunca, nerde satiliyormus, ara ara verelim sana diye de destek oldu disciye) 4-5 defa daha gitmem gerekiyor disciye, eger hepsinde alirsam uyusturucu bagimlisi olup cikmaktan korkuyorum. boyle millet hap alip ucuyor ya, onun gibi bi sey miydi neydi bilmiyorum ama bugun keyfim baya bi yerindeydi. agzimin bi tarafi uyusuk, ama ben gulup duruyorum falan yarim agizla yamuk yamuk:)) bak hala guluyorum. bi de kadin bana "merak etme burdan cikar cikmaz araba bile surebilirsin" demisti, ama yok 4-5 saat etkisinde kaldim resmen, ki sadece ilk yarim saat verdiler o gazi. neyse tabi o haldeyken agzima da bi sey koydular, acmadim ben agzimi, o kaldirac gibi olan sey acti..simdi burdan yetkililere seslenmek istiyorum, madem boyle opsiyonlar var niye yillarca azap cektirdiniz bana? yillarca disciler benden ben discilerden nefret edip durduk, niye nifak tohumlari serpistirdiniz aramiza? oysa bugun oyle miydim, mutluluktan kadini opcektim, sevgi, baris, falan.
kategorini acikliyoruuum:
BTS 43 kuzey enleminden bildiriyor
9 Ekim 2012 Salı
...............
Saat geceye yakindi, ben de utu yapiyordum Vahdettin. Sonra
babannem geldi aklima, zaten hep aklimdaydi da, daha yogun geldi. Oyle cok
animiz var ki… soyledim mi sana Vahdettin, ben Turkiyedeyken kaybettik onu. Iki
gece istanbulda abimlerde kalip sonra da memlekete gidip onu ve herkesi gormekti
planim. TRdeki Ikinci gecemde abim beni uskudar iskelesinden alinca, “hazirlikli
ol, yarin babamlar seni havaalanindan alinca eve gitmeden hastaneye
gidebilirsiniz” demisti de, anlamamistim ilk basta. Meger Vahdettin, o gun
babannem ikinci felcini gecirmis bilinci kapanmis, hastanede kaliyormus.
Nisanda onu ziyarete gidebildigim icin tekrar sukrettim,son konusmamiz oymus
meger.. aslinda o felcli hali bana cok dokundugundan bilincinin kapanmis
olmasina onun adina sevindim, en azindan kendi haline uzulemeyecekti artik.. aynen
abimin dedigi gibi oldu, eve ugramadan hastaneye gittik. Babannem yatiyordu,
sanki uyuyor gibi, sanki birazdan uyanacakmis gibi. Doktorlar en fazla 3 gun omur
bicmisler. Yanibasindaki birinin olumunu beklemek de garip bi sey Vahdettin. Refleks
olarak kalan nefeslerindeki herhangi bir degisiklikte “acaba”lar geciyor
insanin icinden. Insanin surekli Kuran okuyasi, besmele cekesi ve boylece son
anda imani almaya calisacak seytani yaklastirmayasi geliyor. Kuran okunan yere
seytan gelemiyor ve boylece de son anda imandan dondurmeye calisamiyor di mi
Vahdettin?
Iste ben utu yapiyordum Vahdettin, anilar canlandi bir bir. Haftasonlari
bizimkilerle internetten goruntulu konusacagimiz zaman “BTS geldi mi?” diye
sorarmis annemlere. Akil sir erdiremezdi nasil oluyor da taaa nerelerden canli
canli konusabiliyor olmamiza. Sanirim o saatlerde benle konusmaktan cok o
durumun saskinligi icinde oluyordu. Babannem TVyi ilk ne zaman gormustur
bilmem, ama bizim evdeyken izledigi dizileri gercek sandigini bilirim. “baba
evi” diye bir dizi vardi da babannem dizlerine vurmaktan izeleyemezdi, cok
uzulurdu cook. Ordaki adami amcama benzetirdi de “suleyman cikti” derdi hep. Dizilerde
oynayanlari baska bir programda gordugu vakit “bu daha dun dogurmadi mi ne tez
kalkti ayaga”dan tut “bu olmedi mi”ye varan
saskinliklar icinde olurdu. Biz evde yokken de elektrik harcanmasin diye
acmazdi hic TV’yi.. belki de pencereden bakmak daha kendine has idi. Yoldan gecen
herkesi ismen olmasa da cismen tanirdi, bize anlatirdi. Evin arkasindaki
engelliler okulu onu uzuntulerden uzuntulere sokardi.
Dedemin vefatindan sonra cogu zaman bizde kalirdi, yazlari
giderdi koye, soguklar baslayinca gelirdi. Ablam evlenmeden once oturma
odasinda kalirdi, sonrasinda oda arkadasim
olurdu. Aksamlari yatsinin okunmasinin hemen ardindan dedigi “hadi cok calistin
yatalim artik” cumlesine “sen yat, ben calisicam daha erken” diye karsilik
vermem su an icimi acitiyor biliyor musun Vahdettin. Oysa babannem isigi
kapatmam icin soyluyormus bunu.. ne vardi sanki salona gitsem orda calissam..
yok iste, tam ergenligime denk gelen yillar olmasi itibariyle pek de iyi bir
torun olamadim ben. Gerci beni cok sevdigini bilirdim, hatta herkes bilirdi
cunku Allah rahmet etsin istinasiz her torununu (bizimkiler haric) hemen bana
kurban ediverirdi (not: “bilmem kime kurban ol” bizim oralarda cokca soylenen,
birini baska birine tercih ettigini ifade eden bir cumle. “kurban olurum” da
cok kullanilir, ama bunlar yanlis tabi, “Yaratana kurban olurum” denmeliymis.
Babanennem bilmezdi bunu, bilse soylemezdi eminim). Zaten ben TRdeyken vefat
edisine ve benim de cenazeye gelebilmeme hemen herkes “zaten seni cok severdi”
yorumunu yapti. Tabi ki hicbiri elimizde olan seyler degil. Ama ben de cenazede
olabildigime memnun oldum. Ne tuhaf di mi? yani cenazeye katilabildigine memnun
olabilmek ne tuhaf.. “cenaze” ve “memnuniyet” kelimelerinin ayni cumle icinde
kullaniliyor olabilmesi.. doktorlar 3 gun omur bicmisti ama babannem 20 gun o
halde hayatta kalabilmisti. Ben memleketten, annemlerden coktan ayrilmistim,
Badem’in memleketine gitmistim, 5 gun sonra da buraya gelecektik. Derken 1
eylul sabahi 5:30da telefon caldi, arayanin babam oldugunu gorunce zaten
anlamistim. Hem zaten bekliyordum da, niye oturuverdim yere oylece. Olum ne
kadar beklenirse beklensin, olen kac yasinda olursa olsun, neden bu kadar
koyuyor insana? Babam “annen 7’de Ankara
havaalaninda olacak, sen de ona yetis istersen kardesinle gelecekler” dedi.
Annem de dayimin torununun dugunu icin baska bir sehirdeydi, gidip gitmeme
arasinda kalmisti, biz de “ebeme bi sey olursa gelirsin hemen” diye gazi
vermistik. Annem babannemin son gununde yaninda olamadigi icin tum cenaze
boyunca cok uzuldu, “olsun, yikamasina yetistin” diye teselli ettik. Ben anca 7
ucagina yetisebildim, 11 gibi Ankaraya vardim, abim aldi. Sanki o zaman
babannemin cenazesine gitmiyormusum da babamlari gormeye gidiyormusum gibi
hissettim. Ta ki eve varincaya kadar… ikindi namazini muteakip kilinan cenaze
namazinin ardindan koye gittik, cenaze arabasi onde, biz arkada. O tabuttakinin
yakinin oldugunu bilmek, cok garip duygular bunlar. Hele sonra tazecik kapanmis
mezari ziyaret etmek…
Saat coktan gece yarisini gecmisti Vahdettin, utuyu oylece
biraktim. Ben cenazede bu kadar aglamadim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


