28 Temmuz 2011 Perşembe

dort sahne kaldi senden geriye

Dedemle uzun metrajli anilarim yok benim, her sey kesik kesik, hatta fotograf gibi hareketsiz 3.5tan 4 sahne aklimda. Burak apartmanindaki evimizin kapisinda goruyorum dedemi, koyden gelmis, elinde bir teneke, tenekenin icinde yumurtalar, kirilmasinlar diye saman. Samanlarin icindeki yumurtalari bulmayi seviyorum, o kadar. Ikinci sahne kurban bayramindan, koydeyiz, bahcede kurban kesilecek, tum torunlar bahcedeki alcak bir catinin uzerindeyiz. Aslinda ben bakamam kurban kesilirken ama abimlere uyuyorum sanirsam. Derken bir seyler oluyor, amcamlar bir battaniyenin icinde dedemi bahceye indiriyorlar. Dedeme yer vermiyor anilarim, sadece battaniye aklimda, tuhaf gelmis olacak dort koca adamin bir baska kocaman adami battaniyeyle tasiyor olmalari. Ucuncu sahne ki bu sahne dedemin vefatindan sonra "Son resim" olarak butun halalara amcalara dagitilacak: yer bizim ev, kahverenginin butun tonlarini barindiran uzun koltukta oturuyor dedem, zayif, 3 yasindaki kardesimle satranc oynayan dedemin yuzunde bir gulumseme, o kadar. Dedemi barindiran son sahnem de amcamlarin evinde. Oturma odasindaki kanepede yatiyor, yaninda kagitla kaplanmis bir kavanoz. Benle yasit amca kizimdan yengem kavanozu getirmesini istiyor, amcamin kizi kavanozu alinca kavanozun altini bana gosterip "bouukggg" diyor. Kiziyorum ona, dedem bilerek isteyerek mi cikariyor o balgamlari, acimasizlikla sucluyorum. Sadece bu kadar, baska sahne yok aklimda.

Yillar once bir 28 temmuz sabahi, ben daha okula bile gitmeyecek kadar kucukken, telefon caliyor. Babamlar ayni apartmanda oturdugumuz amcamlara iniyor. Ne ara ben de indim hatirlamiyorum ama amcamlarin dis kapisindan salonda oturan babami goruyorum, tek koltukta tek basina oturmus elleriyle yuzunu kapatip agliyor. Annem de agliyor, ama babami ilk defa aglerken goruyorum, ne oldugunu merak ediyorum. Tum buyukler amcamlarda tum cocuklar da bizde oturuyoruz. Benle yasit amca kizima ne oldugunu soruyorum, kimsenin duymayacagi bir sekilde "dedem ölmüs" diyor. Herkes agladigina gore kotu bir sey olmali diye dusunuyorum ama o yasimda "olmek" ne demek hic bilmiyorum. Aynanin karsisina gecip aglamaya ugrasiyorum, aglayamiyorum. Isaret parmagimi dilimde islatip gozumun altina suruyorum, "bak agladim" diyorum.

Sonraki gun dedemin cenazesi istanbuldaki hastaneden gelince koydeki bagimiza gomulmus, ama ben hicbirini hatirlamiyorum. 66 yasinda Haci Aga oteler alemine gocuyor. "Sadece dedem ve ben" baslikli anilarim yok benim, ama dedem olmasindan mi yoksa alinan her iyi haber/basaridan sonra "deden duysaydi bunu" yorumlarindan mi bilmem cok seviyorum dedemi. Ona verilebilecek bir hediyemin olmasi mutlu ediyor beni. Her gun okunan 3 ihlas bir fatiha ile beraber dualarimin ona ulastigini biliyorum. Ben gocunce arkamdan bana dua gonderecek birileri olacak mi merak ediyorum.

Bugun dedemin ölüm yildonumu, sen de ona bir hediye yollasana...
(resim tabi ki internetten -gittigidiyor.com- alintidir)

4 yorum:

LaMa dedi ki...

ben hic dede gormedim, ben dogmadan yillaaar evvel gocmusler buradan. Hic dedem olmadi benim, "dedem ve ben" baslikli anilar soz konusu da olamaz...
Hepsinin ruhu sad olsun

bininci tekil şahıs dedi ki...

@Lama:sen de demek dedesizgillerdensin. Benim anne-dedem annem bebekken oteler alemine goctugunden baba-dedemin vefatiyla ben de tamamen dedediz kalip dedesi olanlara hep imrenerek bakmisimdir.. Allah hepsine rahmet etsin!

Mihriban dedi ki...

Baba-dedemin hatiralarida,sizin hatiralariniz gibi bir kaç kare bendede.

Anne-dedem hayatta,Rabbim hayirli uzun omurler versin.Hatiralarimiz fazlasiyla anne-dedemle.Dedemin kuçuk mahalle bakkali vardi 8 yasimdan itibaren,okuldan sonra,tatillerde ona yardim ederdim,16 yasina kadar beraber çalistik diyebilirim :), o zamanlar beni ortagim diye çagirirdi,simdilerde telefonla gorustugumdede ayni sekilde hitap ediyor :)

bininci tekil şahıs dedi ki...

@Mihriban: masallah!!! hep ozenmisimdir dede-torun iliskilerine..