10 Şubat 2010 Çarşamba

"Ben de ozledim ben de"

Bir kahve dukkaninin penceresinden hizlanan kara, ve insanlara bakarak ablami dusunuyorum. Bugun dogumgunu, ona hediye olarak bu yaziyi yazmaya karar veriyorum.

Bastan baslayayim diyorum, en eskiye gidiyorum. Burak apartmaninda zorla evcilik oynattigimi hatirliyorum. Sonra karsi komsumuzun oglunun dugununde cekilmis bir fotograf geliyor gozumun onune. Ablamin saclar disli bir kelebek tokayla yukardan tutturulmus, kahkulu de ozenle havali bir hale getirilmis. Evet, o yillar ablam lisede. Lacivert bir formasi var, sonra P. ve C. ablalar var. Kucuk olmama ragmen onlarla olan “genc kiz” sohbetlerinde hep ben de bulunuyorum. C. Abla ozel bi sey anlatacak oluyor, beni isaret ederek ablama bakiyor, ablam da benim icin “soylemez kimseye” diyor, o gun bugundur ablamin sirdasi oluyorum, ve tabi arkadaslarinin da:)

Ablam bir de o zamanlar Emel Sayin hayrani, e sesi de guzel, surekli elini-bilegini kivira kivira Emel Sayin sarkilari soyluyor:) Bir de en buyuk amcamin buyuk ogluyla dinlenen Ferdi Tayfur’umuz var. O yasimda bana da arabesk dinletiyorlar. Annemin, anneannemin ameliyati icin evden haftalarca uzak oldugu bir donemde, “anne, anne, anne duy sesimi yalvariyorum” sarkisiyla mutfakta beni aglatiyorlar.

Bir de, Micheal Jackson, Madonna resimleriyle suslenmis unutulmaz bir anket defteri var ablamin. Sonra unutulmaz bulasik yikama seanslarimiz var. Her bir seans sonrasi ablamin “Bak yari zamanda is bitti, sen olmasaydin ben durulamaya yeni basliyor olacaktim” cumlesi, ablama yardim etmenin mutlulugu var. (ablam ayar veriyormus meger bana:) ) Universiteye gidisi, yazilan mektuplar var. Evlenisi, evden ayrilisi var, sonra iki kizi bir oglu var. Daha neler var neler, sadece ikimizin bildigi, sadece ikimizin konustugu, sadece ikimizin dertlendigi…

Canim ablam, iyi ki dogdun, dogum gunun kutlu olsun, daha nice 50 yillara:)))

9 yorum:

ablişkon dedi ki...

sabah kalkar kalkmaz siteni açtım .. heyecanla .. en güzel doğum günü hediyesini aldım sayende :) teşekkür ederim seni çok sewiyorum iyiki sende varsın .. ablişkon

birinci tekil şahıs dedi ki...

iyi ki gece yatmadan koymusum yani yaziyi:))

küçük kardeş dedi ki...

madem doğum günü ablamın... ben de birşeyler yazayım...

ablam lisedeyken ben daha bebekmişim ve yukarıda baş harfleri zikredilen ablalarla gidilen her oturmaya ben de gitmişim.. nedeni belli, annem yokken bana bakma görevi büyük ablamınmış ve ne bana bakmaktan vazgeçebilmiş ne de arkadaş muhabbettinden.. bebeklik fotograflarımdan anlaşılacağı uzere bu işi çok da iyi yapmış:)
gel zaman git zaman ben büyüdüm ama ablam büyümedi.. yıllardır hala yaşıtmışız gibi benimle oturur birinci tekil şahısın da bilmediği şeyleri anlatır bazen tavsiyede bulunur daha çok benim bilmişliğime katlanır...
ben de bunu fırsat bilirim k.. e her gidişimde çocuklar bahanesiyle ablamın evinin yoluna düşerim kısırdan payıma düşeni yerim sohbetin en tatlı yerinde aceleyle eve dönerim...
her doğum gününde geçen yılı düşünüp bu yıl da güzel geçtiği için Allah a şükrederim, iyi ki böyle güzel bir (hadi iki olsun) abla verdin Allahım...

ablan dedi ki...

sen hep gel.ben sana kısır yapmazmıyım.ama ne olur kısırı yeryemez gitme,biraz daha kal.sohbetine doyum olmuyo çünkü.seni çooook seven ablişkon.

Emre dedi ki...

10 Şubat'ı kaçırdım ama (malum iş dünyası, ekmek parası, öğrencilik sevdası,bir de babalık hülyası) o yıllardan benim de sahneler aklımda..
Amcamın ablam için yaptığı küçük sevimli çalışma masasında, birşeyler yazmak için can atardım, henüz okula başlamamıştım. Ablam orta okulda. Masa da ekseriyet müsait olurdu, ablam pek meşgul etmezdi. İşte böyle.. Bu vesile doğum günü kutlu olsun, nice.. mmmmm 40 oldu galiba... :)

ablişkonuz dedi ki...

henüz kırk olmadı emrecim o masayı bende unutmadım :) ama bu kadar hevesli olduğunu bilmiyordum :] iyiki varsınız ..

birinci tekil şahıs dedi ki...

ben hatirlamiyorum ya o masayi... cocuk odasini dusunuyorum, yok bi yere koyamiyorum!

ablan dedi ki...

hani boyasız,kilitli dolabı vardı. çocuk odasında camın önünde dururdu.babam yapmıştı. hatırladınmı şimdi...

birinci tekil şahıs dedi ki...

hayal mayal hatirliyoruuuum, ama onu masa gibi degil de sanki dolap gibi dusunuyorum..