Naptin gorusmeyeli? Biliyorum vefasizlik ettim, kendim keyifte olunca hele ki ebeveynlerime kavusunca baska bir alemde yasamaya basladim, seni unuttum. Aslinda unutmadim tabi ama arayip sormadim. Bugunlerde kucuk dunyamda sadece "bizimkiler mutlu olsun, rahat etsin, kendilerini iyi hissetsinler" temali gayelere yer vererek kucuk dunyami "minicik dunya" haline getirdim, "minik" de degil, "minicik" (acima hislerim kabardi birden, hep o "-cik" ekinden!) Elhamdulillah keyfim yerinde, yuzumde surekli bir gulumseme, simarik hareketler, 3 yas sendromu falan, bugunlerimi en iyi ifade eden kelime gruplari bunlar. Sabah kalkiyorum
kahvalti hazir! Hatta dun sabah Badem mudahele etti, "bir sabah da sen hazirla, annem bir hazir sofraya gelsin" diye. Kalktim hazirladim, annem uzuldu "Yavrum, niye hazirladin, benim isim ne?" dedi, annemi uzmemek icin bir daha hazirlamicam, karar aldim! Sonraaa, oglenleri duzenli yemek yiyoruz, aksamlari da "aksam ogunu gecmez" dusturunca tok olsak dahi sofraya oturuyoruz! Gun boyu annemden (evdeysem) "yavrum, birazdan yemek yicez yeme o dondurmayi-kuruyemisi" uyarisi aliyorum, bu uyari neden bilinmez bende acaip bir mutluluk duygusu olusturuyor! Bir de babam uzerine "zaten eskiden beri senin yeme aliskanligini sevmezdim" diye ekleyince degmen benim keyfime! Alakasiz olaylar karsisinda alakasiz zevkler icinde buluyorum kendimi! Oysa Badem de "yine mi abur cubur" yazili pankartlarla koridorda yuruyusler duzenliyordu, ama o zaman ben "tin" idim, simdi ise bu uyarilar bir kulagimdan girip beynime hic ugramadan obur kulagimdan ciktigi halde yine de beni gevrek mood'a sokuyor.Sonraaa, her aksam yemekten sonra cay demleniyor evde, hep beraber oturup cay iciyoruz. Cay doldurma gorevi babamin (tabi ki mutfaktan doldurmuyor, caydanligi yanina aliyor). Allah'im bi de cayin yanina tatli! Bir de ben iradesizim ya, yedikce yiyorum, yemek oncesi "yapma etme" diye pesimde dolananlar "biraz daha yer misin yavrum" karakterine burunuyorlar. Bi Badem biliyor beni, "miden bulancak birazdan, yeme" diyor, ama ben annemle babamdan aldigim guce dayanarak midem bulanincaya kadar devam ediyorum yemeye. Sonra da gelsin kilolar! Annemin dedigine gore "insana benzemisim biraz". Ama babam bana sarilinca "kizimin kemikleri sayiliyor" demiyor olmasi bende burkuntu hasil ediyor. (ufffffffff, hoca geldi simdi, yanima oturduuuuu, bana bi seyler dedi, yaaa bir kosede ders calismak yerine blog yazdigimi anladi:((( Allah'im yaa ne zamandir yazmiyordum, kadin beni gormuyordu bile, bi yazdim kadin Badem'im tez savunmasinin gununu sormaya geldi!! sana ne yaaaa, bu saati mi buldun sormak icin??)
Neyse, cok gec ama derse doneyim, yarinki toplantiya bi seyler yetistireyim de bari goz boyayayim. Zaten tek isim tribunlere oynamak! kizdim bak kendime! Kizmak deyince burdan oncelikle Badem'e sonra da kulaklikla muzik dinleyen insanlara seslenmek istiyorum:
Halka seslenis 1: Sevgili Badem, "sari isik" hizlanman icin degil, durmaya hazirlanman icin var. Sari isik gordugunde gaza degil, frene basmalisin!
Halka seslenis 2: Sevgili kulaklikla muzik dinleyen insan, O kulakligi takip da muzigin sesini sonuna kadar actiginda sesi sadece senin duydugunu saniyorsan yaniliyorsun! Inan bana her seyi duyuyorum, ve cok rahatsiz oluyorum!
Ne sevgili Badem'in ne de sevgili kulaklikla muzik dinleyen insanin burayi okuyacagini bilen ve bu uyarilarin havaya gidecegini bilen bir ben olarak sana veda ediyorum ve "ben seni aramiyorsam sen beni arayip sor" diyerek yazima son veriyorum. SON (sen de kucukken bir turk sinemasi bitisinde ekranda gordugun "SON" yazisini gorunce "NOS" der miydin? Cogu kez kucuk BTS'yi anlayamiyorum)

